9/18/2007

Yazar: Engin SARI Mail Yolla

Okuma: Okuma beynin gözler vasıtasıyla yazılı metinleri kullandığı, özel bir öğrenme sürecidir. Okuma gözlerin yazılı metinlere bakarak resimlerini çekmesiyle başlar, beynin bu resimlerden anlam çıkarmasına kadar devam eder. Okuma süreci üç aşamada gerçekleşir: Görme, tanıma ve kavrama.. Okumanın etkinlik düzeyi ise kavramayı takip eden belleme ile belirlenir.


Hızlı Okuma: Belli bir sürede daha fazla miktarda metin okuyabilme yeteneğidir. Yüksek eğitimli kişilerin hızları 150-250 kelime/dakika arasında değişir. 150 kelime/dakika altındaki hız, “yavaş” olarak tanımlanabilir. Bireysel anlamda 2000-4000 kelime okuma hızları deklare edenler bulunsa da bunlar tam olarak gerçeği yansıtmamakta veya çok özel bir kısım yeteneklerin bir sonucu olarak görülmektedir. Hızlı okuma çalışmalarına katılarak gerekli egzersizleri yapanların ulaştıkları 500-1000 kelime/dakika arasındaki hızlar ulaşılabilen oldukça yeterli ve başarılı hızlardır. Seminer boyunca kavramayla da uyumlu olarak 500 kelime/dakika hız hedeflenmiştir. Beyin zaman içinde kavrama uyumunu sağladıkça bu hızın üzerine çıkılabilir.


Etkili Okuma: Okumanın temel amacı olan “öğrenmenin” yüksek düzeyde gerçekleşmesi durumudur. Diğer bir deyişle okunanın anlaşılması durumudur.


Etkin Okuma: Etkililik, hızlı okuma, kapsamlı kavrama ve tüm bu sürecin hayata etkisini artırma yeteneğidir.


Süper Okuma: Hızlı, etkin ve etkili okumanın bir arada gerçekleştirildiği süreci anlatmak için tarafımızdan üretilmiş bir ibaredir. Süper okuyucu, çok başarılı şekilde görür, tanır, kavrar ve beller. Öğrendiklerini de hayatını zenginleştirmek için kullanır.


Sıçrama-Odaklanma: Gözlerimiz satırlar üzerinde sıçrama-odaklanma yapmak suretiyle okurlar. Aşağıdaki çizimde görüldüğü gibi, gözler kelimeler üzerinde tek tek odaklanır; bir kelimeye tam odaklandığı anda okur ve sonra sıçrayarak diğer kelimeye odaklanır. Gözlerimiz sıçrama esnasında değil, odaklanma esnasında görürler. Toplam okuma süremizin %95’i odaklanma sırasında harcanırken, %5’i sıçrama esnasında harcanır.


Aktif Görüş Alanı(AGA): Gözün tek odaklanmada kesin olarak gördüğü ve okuduğu alandır. Bu alan yatay ve dikey boyutlarıyla eliptik bir görüntü oluşturur. AGA’nın büyüklüğü kesin olarak tanımlamaz. Ancak 12 puntoluk karakterlerle yazılan metinlerde 7 cm ye kadar çıkarılabilecek olan AGA’dan söz edebiliriz. Metindeki harflerin büyüklüğüne göre AGA değişir.


Potansiyel AGA: Bir kişinin potansiyel olarak geliştirebileceği maksimum AGA düzeyidir. Bu düzey her iki gözün de birlikte görebildiği alanı kapsar. Gördüklerimizin en solunu sadece sol göz ve en sağını sadece sağ göz görüntülemekte; ortada kalan alanın görüntüsünü her iki göz birden almaktadır. Potansiyel AGA yapılan araştırmalara göre 12 derecelik bir açıyı kapsamaktadır. Ancak normal okuyucular genellikle 2 derecelik bir açıyı kullanmaktadırlar.


Görme Açısı: Gözün görebildiği alanın sağ-sol uçları arasındaki açıdır. Normal şartlar altında bu açı 150 derecedir.


Görme: Işık vasıtasıyla taşınan görüntülerin gözler tarafından toplanması ve elektriğe çevrilmesi sürecidir. Elektriğe yüklenen bilgi sinir ağlarıyla beyne iletildiğinde görme işlemi biter. Gözlerin görüntülemesi, gözler açık olduğu sürece devamlıdır. Gözler sağlıklı ise görme her zaman sağlıklıdır. Göz rahatsızlığı varsa hızlanmanın ilk aşamasında kendini belli edecektir. Görme kusuru olanların gözlük veya lens kullanmaları halinde okumalarının olumsuz etkilenmesi engellenebilir.


Tanıma: Gözlerden gelen sembollerin hafızada yerleşik sembollerle karşılaştırılması olayıdır. Tanıma aşamasında bu sembollerin sadece zati anlamları vardır. “zarf” kelimesini düşünelim: Tanıma işlemi “z”, “a”, “r” ve “f” sembollerinin kavranmasıyla gerçekleşir. Bu sembollerin bir araya geldiklerinde oluşturdukları sembol bloğunun anlamı olan “ZARF GÖRÜNTÜSÜ” ise henüz kavranmamıştır.


Kavrama: Beynin tanıdığı sembol bloklarına yüklenen imajların, anlamların idrak edildiği an, kavrama anıdır. Kavramayı daha iyi tanımak için şu örneğe bakalım: Japonca bir kelime olan “gakse”yi tanırsınız, ama Japonca anlamını bilmiyorsanız kavrayamazsınız. Aynı anlama gelen “student” kelimesini İngilizce bilginiz varsa kavrayacaksınız. Türkçe’de “öğrenci” dediğinizde ise bu kelimeyi hemen hem tanıyacaksınız hem de kavrayacaksınız.


Belleme: Kavranan bilginin tekrar kullanılabilecek şekilde uzun süreli hafızaya yerleşmesidir. Bellediğimiz bilgiyi istediğimiz hatırlayabiliriz. Ama her an ve güçlü şekilde hatırlanabilmesi için güçlü kaydedilmesi gerekir. Çünkü güçlü kayıt ettiğimizde bilgi nöronlarımıza sağlam şekilde yerleştirilmiştir. Ayrıca bilgiye giden yol da iyi kurulmuştur.

Bilgilendirme

Sitede bulunan paylaşım, dosya, bağlantılar her ne kadar tarafımdan yapılmış olsa da bazıları farklı istelerden esinlenmiş, alıntılanmış olabilir. Eğer sitede gördüğünüz bir paylaşımın size ait olduğunu düşünüyorsanız lütfen bana e-posta atmaktan çekinmeyin. En kısa sürede ilgileneceğimden şüpheniz olmasın

Habitat Templates  : shutterstock.com

İletişim Bilgilerim

Telefon:
Eposta: info@enginsari.com
Website: www.enginsari.com

YEDİEYLÜL İLKOKULU
Camiatik Mah. Güneş Sok.No:22
Kuşadası / Aydın, TÜRKİYE